Kendi Teknoloji Enstrümanlarımızı Yaratmak Siber Savunmanın Temel Anahtarı mı?
Uğur Tekin |ING Türkiye Bilgi Risk Yönetimi Müdürü Uğur Tekin; kendi teknoloji enstrümanlarımızı yaratmak siber savunmanın temel anahtarı olduğu ile ilgili konuştu. Tekin şunları söyledi:
2026 yılı, tabii belirsizliklerin olduğu bir yıl olmaya devam edecek. Fakat ülke olarak bulunduğumuz coğrafi konumumuz gereği etrafımızda birçok gelişme oluyor. Belli ”conflict”lerin merkezinde duruyoruz, coğrafi yapımız bizi buna biraz daha sebep oluyor ve son dönemdeki bu ”conflict”lerin aslında sadece sosyoekonomik tarafı değil, siber güvenlik tarafında da belli yansımaları oldu. Nedir? Artık ülkeler arasında başlayan bu ”Cyber Wars” da Türkiye artık bir ülke istasyonu konumuna gelmeye başladı. Belli noktalardaki siber direncimizi artıran önemli bir çarpan oldu. Ne yapmaya başladık? Bunları daha iyi okumaya başladık, daha hızlı okumaya başladık. Hayatımıza sokmuş olduğumuz ve halihazırda olan iyi bir siber güvenlik ”maturity level”ımız, bizi bu noktada güçlü bir yere sokuyor. Fakat bunun yanında bilinmeyen, görünmeyen setlerin de hala arka planda yoğunlaşmaya başladığını gördüğümüz bu ekosistemde neye dikkat etmemiz lazım? En kırılgan noktalarımızdan bir tanesi, bunu kabullenme gerçeğimiz. Bu gerçeği kabullenmemiz gerekiyor ve bu kabullendiğimiz gerçeğe yönelik kendi enstrümanlarımızı, bulunduğumuz coğrafi konumumuz nedeniyle kendimiz yaratmamız gerekiyor. Dolayısıyla bu nokta, yetişmiş insan gücünü koruyabilme endeksine vuruyor ve dolayısıyla bu noktada kendimizi sürekli geliştirmemiz, geliştirdiğimiz noktayı sürekli paylaşıyor olamamız ve duruşumuzu korumamız gerekiyor.
2026 Yılında Türkiye’nin Siber Güvenlik Stratejileri
2026 yılı, Türkiye için belirsizliklerin ve fırsatların bir arada bulunduğu bir yıl olarak öne çıkıyor. Coğrafi konumumuz, bizi birçok uluslararası gelişmenin merkezine yerleştiriyor. Bu durum, hem sosyoekonomik hem de siber güvenlik alanında yeni stratejiler geliştirmemizi gerektiriyor. Türkiye, siber güvenlik alanında önemli adımlar atarak, bu alanda bir merkez haline gelmeye başladı.
Siber Savaşların Artan Önemi
Günümüzde ülkeler arası ilişkilerde ”Cyber Wars” giderek daha fazla önem kazanıyor. Türkiye, bu alanda bir ülke istasyonu konumuna gelerek, siber direncini artırma yolunda önemli adımlar attı. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası arenada daha güçlü bir konuma gelmesine katkı sağlıyor.
Siber Güvenlik Olgunluk Seviyemiz
Türkiye’nin siber güvenlik ”maturity level”, bu alanda güçlü bir konumda olmamızı sağlıyor. Bu olgunluk seviyesi, siber tehditlere karşı daha hızlı ve etkili bir şekilde yanıt verebilmemizi mümkün kılıyor. Ancak, bu alanda sürekli gelişim ve yeniliklere açık olmak büyük önem taşıyor.
Görünmeyen Tehditler ve Kırılgan Noktalar
Siber güvenlik alanında bilinmeyen ve görünmeyen tehditler, hala arka planda varlığını sürdürüyor. Bu tehditlere karşı dikkatli olmak ve kırılgan noktalarımızı belirleyerek önlemler almak, siber güvenlik stratejilerimizin temelini oluşturuyor.
Yetişmiş İnsan Gücünün Önemi
Siber güvenlik alanında başarılı olmanın anahtarı, yetişmiş insan gücüne sahip olmaktan geçiyor. Bu alanda uzmanlaşmış bireylerin korunması ve geliştirilmesi, Türkiye’nin siber güvenlik stratejilerinin başarısı için kritik öneme sahip.
Sürekli Gelişim ve Paylaşım
Siber güvenlik alanında sürekli gelişim ve elde edilen bilgilerin paylaşılması, Türkiye’nin bu alandaki duruşunu güçlendiriyor. Bilgi paylaşımı, siber tehditlere karşı daha etkili bir savunma mekanizması oluşturulmasına katkı sağlıyor.
Sonuç
2026 yılı, Türkiye’nin siber güvenlik alanında önemli adımlar attığı bir yıl olarak öne çıkıyor. Coğrafi konumumuzun getirdiği zorluklar ve fırsatlar, siber güvenlik stratejilerimizin merkezinde yer alıyor. Siber savaşların artan önemi, siber güvenlik olgunluk seviyemiz ve yetişmiş insan gücümüz, Türkiye’nin bu alandaki başarısını şekillendiriyor. Sürekli gelişim ve bilgi paylaşımı, siber tehditlere karşı daha güçlü bir savunma mekanizması oluşturulmasına katkı sağlıyor.